fwuL. Merhamet insani değerlerin en güzeli değil midir? İnsan insana, hayvana, doğaya merhamet etmelidir ki merhamet bulsun. Ya sesleri çıkmayan, aciz hayvanlar! Havalar soğudu önümüz kış, sokaktaki hayvanlar için neler yapabiliriz?Haber Mehmet Sait Temel Hayvanlar için ne yapabilirizden önce hayvana merhametin önemini bilmek gerekmektedir. Peygamber Efendimiz sadece insanlara değil, tüm canlılara karşı merhametli olunmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurur 'Merhametli olanlara Rahman olan Allah merhamet eder. Yerde olanlara da merhametli olun ki, gökte olanlar melekler de size rahmet merhamet etsin'. Tirmizi, Birr, s. 16 Hadiste geçen 'yerde olanlara' ifadesinin içine her çeşit canlı girmektedir. İslam işkencenin her türlüsünü yasaklamıştır. İnsana işkence yapmayı yasakladığı gibi kendini koruyamayan, aciz hayvanlara da eziyet etmeyi, işkence yapmayı her ne sebeple olursa olsun yasaklamıştır. Bunun bir gerekçesi yoktur. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur “Kim bir canlıyı/hayvanı, bir kuşu haksiz yere öldürürse, kıyamet günü ondan şikâyetçi olacaktır." Kenzu’l-Ummal, h. no 39968 SOKAKTAKİ HAYVANLAR İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? Sadece kışın değil her zaman ve her mevsimde yardıma muhtaç olan bu hayvanlar için neler yapabiliriz? Biz bir kaç örnekle sıralayacağız. Sizden gelen tavsiyelere de açığız. Yazının altına yorum yaparak tavsiyelerde bulunabilirsiniz. 1- Eğer imkanınız varsa sahiplenmeye çalışın. Sıcak bir yuva ve sıcak bir kucakla tanışsın. Eğer ev olanakları mümkün ve müsaitse, herhangibir alerjik hastalığınız da yok ise kedi gibi temiz hayvanları sahiplenebilirsiniz. Onlara sıcak bir yuva açabilir ve ona arkadaş olabilirsiniz. 2- Bahçenizde şirin bir kulübeyle onlar için yer açabilirsiniz. Müstakil veya geniş bir bahçesi olan bir apartmanda apartman sakinlerine de danışarak oturuyorsanız kışın soğuk havalara karşı kedi, köpek gibi hayvanlar için kulübe yaptırabilir onlar için sıcak bir alan oluşturabilirsiniz. Kulübe yaptırırken belediye hizmetlerinden de istifade edebilirsiniz. 3- Yediklerinizden paylaşabilirsiniz. Evde kalan, artan yemeklerimiz veya onlar için kuru hayvan mamaları alarak hayvanlar için oluşturulmuş bölgelere bırakabiliriz. Parklarda belediyelerin oluşturdukları kulübelere, çöp kenarına yiyecek aramaya gelen hayvanlara poşetin ağzını açarak çöpün görünmeyen bir kısmına bırakabiliriz. 4- Parklarda, geniş geçit altlarında onlar için alan oluşturabilirsiniz. Kışın havalar aşırı soğuduğu için sığınacak yer bulmakta zorlanan bu hayvanlar için kendi imkanlarınız ya da belediye hizmetlerinden istifade ederek parklara, geniş geçit altlarına, geniş korunaklı ağaç altlarına, harabe kullanılmayan evlere yıkılmayacak sağlamlıkta kulübeler yaparak onlar için sığınacak bir alan oluşturabilirsiniz. 5- Alo 153 ile sokak hayvanları için ücretsiz ambulans hizmeti. Türkiye'nin her yerinde sokak hayvanları için ücretsiz ambulans hattı. Veteriner hekim, şoför, yakıt gibi işletme giderlerini Büyükşehir Belediyelerinin karşıladığı ambulansla, sokak hayvanlarının olası yaralanmalarına anında müdahale edilecek. 24 saat boyunca hayvan ambulansı hizmeti götürüldüğü çalışmada kullanılan tam donanımlı ambulansta yoğun bakım ünitesi ve solunum cihazı da bulunuyor. Olası hayvan yaralanmaları durumunda ''Alo 153''ü arayarak hayvan ambulansını bölgeye çağırabilirsiniz. 6- Hayvan bakım evlerine gönderebilirsiniz. Gerekli imkanlarınız yoksa onları koruyacak, sağlık hizmetleri verecek hayvan bakım evlerine ulaşarak onlara emanet edebilirsiniz. Türkiye'deki hayvan bakım evleri ve rehabilitasyon merkezleri için tıklayınız. 7- İstanbul’daki ve Türkiye’deki hayvan barınaklarına ulaşın. Türkiye geneli Büyükşehir Belediyelerinin onlarca hayvan barınağı sizi bekliyor. İstanbul’daki ve Türkiye’deki hayvan barınakları için tıklayınız. İletişim ve adres bilgileri mevcuttur. Hayvanlar hakkında belediyelere en çok sorulan sorular ve cevapları için tıklayınız. 8- HayKonfed Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu'na ulaşın. Yurdun dört bir yanında yerel gönüllüleri yasal bilgi ile donatarak, kurumları harekete geçirip görevlerini yapmalarını sağlayarak, acı çeken vahşet ve işkence gören tüm hayvanlara yasal, sosyal ve ahlaki boyuttakoruma sağlamak temel hedefi olan bir kurum. HayKonfed Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu için tıklayınız. İslam, hayvanların sevilmesi, fıtrî yapılarına uygun işlerde çalıştırılması, kaldırabilecekleri kadar yük vurulması, yiyeceklerinin zamanında verilmesi, dövülmemeleri, hasta oldukları zaman tedavi ettirilmelerini emretmektedir. Hz. Ebû Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor "Resûlullahaleyhissalâtü vesselâm buyurdular ki "Bir adam yolda, yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine 'Bu köpük de benim gibi susamış.' deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti." Resûlullah'ın yanındakilerden bazıları "Ey Allah'ın Resûlü! Yani bize hayvanlar a yaptığımız iyilikler için de ücret mi var?" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm "Evet! Her 'yaş ciğer' sahibi için bir ücret vardır." buyurdu." [Buhârî, Şirb 9, Vudû 33, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153, 2244; Muvatta, Sıfatu'n Nebi 23, 2, 929-930; Ebû Dâvud, Cihâd 47, 2550] Merhamet insan olmanın verdiği bir değerdir. Hepimiz bu değere sahip çıkalım. İnsana, hayvana ve doğaya merhamet edelim. İslam ve İhsan Tahmin ediyorum ki bu yazıyı okuyanların çoğu araba süren okuyuculardır ve mutlaka her iki günde bir araba sürüyorlardır. Ve tahmin ediyorum ki bu yazıyı okuyan tüm okuyucular mutlaka bir kez olsun yolda ölü bir sokak hayvanı görmüşlerdir. Ben her gün görüyorum ve bugün, bundan bıktığım ve dayanmakta zorlandığım için bu yazıyı yazıyorum. Ülkemizde maalesef sokaktaki hayvan popülasyonu gün geçtikçe çoğalıyor ve bunun en büyük sorumlusu da yine biz insanlarız. Dolayısıyla sorumlusu olduğumuz bu sorunu çözmemiz gerekmektedir. En iyi bildikleri şey bizlere sonsuz sevgi ve sadakat sunmak olan dostlarımıza bu kadarını borçluyuz. Gelin sorunun çözümü için önce sorunu yaratan nedenlere, sonrada çözüm yollarına bir göz atalım. 1- “Safkan isterim gardaşş” Evcil hayvan edinmek isteyen birçok insan safkan olmadığı durumda hayvanları sahiplenmeyi reddediyor. Kırma diye tabir edilen hayvanların daha az akıllı ve daha kabiliyetsiz olduğu yalanına inanarak sokakta yaşayan hayvanlara yuva vermek yerine, hayvanlar pet shoplardan para karşılığı bir mal gibi satın alınıyor. Üstelik safkan olmayan köpeklerle ilgili inanışlar ise koca bir yalan ve büyük bir yanlıştır. Sokaklarda birçok cinsin karışımından doğmuş birçok can vardır ve en az safkan diye tabir edilen hayvanlar kadar akıllıdırlar. 2- Kısırlaştırma bilinçsizliği Hayvan sahiplenen çoğu insan kısırlaştırmanın ya varlığından haberdar değil, ya öneminin farkında değil, ya da maddi olarak bunu karşılayamacağını düşünmektedir. Bunun yanında, erkek hayvan sahiplenen kişilerin çoğu, hayvanın hamile kalma ve doğurma gibi bir durumu olmadığı için kısırlaştırmanın gereksiz olduğunu düşünür. Oysa hayvan ister dişi ister erkek olsun, sokak hayvanlarının sorunlarını çözmek için önce mevcut hayvanların popülasyonu kontrol altına almalı, yani kısırlaştırma yoluna başvurmalıyız. Sadece sokak hayvanlarının değil, kendi sahiplendiğimiz hayvanların kısırlaştırılmaması da, popülasyonun artması ve daha çok hayvanın sokakta yaşam mücadelesi vermesiyle sonuçlanıyor. 3- Petshoplarda hayvan ticareti Sokaklarda yüzlerce kedi ve köpeğin hayatta kalmaya çalıştığı ülkemizde petshoplarda hayvan satılması da sokak hayvanlarıyla ilgili sorunların çözümü önünde engel teşkil etmektedir. Evcil hayvan sahiplenmeye pahalı bir araba sürüp büyük bir evde yaşamak gibi bir tüketici mantığıyla yaklaşan kesimlerin petshoplardan safkan’ bir hayvan satın alarak bu sosyal ihtiyacını’ gidermesi, hayvanların birer meta haline gelmesi bir kenara, petshoplardaki hayvan satışı barınaklardaki hayvanların sahiplenilmesinin önüne geçtiği için, sokak hayvanlarının sorunlarına yönelik bir çözümün de önünü tıkamaktadır. 4- Yasal yetersizlikler Kıbrısın kuzeyine bir kaç aylığına gelen bir kişi bile bir hayvan sahiplenebilmektedir. Öğrenci olarak gelen, kısa süreliğine ikamet etmek için gelen, hatta turist olarak gelen birçok insan elini kolunu sallaya sallaya petshoplardan para karşılığı hayvan satın alabiliyor veya sokakta gördüğü bir hayvanı alıp beslemeye başlayabiliyor. Bu noktadaki yasal yetersizlikler insanların canı istediği gibi hayvan sahiplenme ve canı istemeyince de onları sokağa bırakması ile sonuçlanıyor. Sahipli, çiplenmiş ve ruhsatlandırılmış birçok köpeğin sorumsuz hayvan bakıcıları tarafından başıboş bırakılması ise başka sorunlar yaratmaktadır. Bu hayvanların kaza geçirip ölmek gibi yaşayabilecekleri badireler bir tarafa, köpeklerin başı boş bırakılmasının yarattığı sorunlara, sokaklara zehir atarak çözüm bulan “insanlarla” birlikte yaşadığımızı unutmamak zorundayız. Evcil hayvan sahiplerinin bu gibi sorumsuz davranışlarının hiçbir yaptırımla karşılaşmaması, sorumsuz kişilerin bakımını üstlendiği! köpekleri de, sokaktaki diğer hayvanları da tehlikeye atmaya devam etmelerine neden olmaktadır. Bu saydıklarımız sadece birkaç ana başlık. Peki ne yapılmalı? Sokak hayvanları devlet politikası olmalı Devlet, yerel yönetimler ile işbirliği içerisinde sokaktaki hayvanları çiplendirmeli, ruhsatlandırmalı ve kısırlaştırmalıdır. Petshoplardaki hayvan ticareti durdurulmalı ve yasaklanmalıdır. Sokaklar, hayvanların bizlerle yaşayabilmesi için kedi köpek kulübeleri, suluk ve mamalıklarla, uygun bir yaşam alanı haline getirilmelidir. Sokakların, hayvanların yaşaması için uygun halde olmadığı koşullarda hayvanlar, altyapı ve yeterlilik standartları yerinde olan barınaklara -yuvalandırılmak üzere- yerleştirilmelidir. Canı İsteyen Herkes Hayvan Sahiplenememeli! Bunun belli başlı kriterleri olmalıdır. Adada uzun vadeli ikamet etmek, öğrenci statüsünde olmamak, bakım ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek koşullara sahip olmak gibi kriterler ile evcil hayvanlar sahiplendirilmelisi, hem sokak hayvanlarının yaşadığı ızdırabı, hem de bu sorundan kaynaklı oluşan başka sorunları çözecektir. Petshoplardaki hayvan ticareti yasaklanmalı, evcil hayvan edinmek isteyen kişiler barınaktan gerekli prosedürlerden sonra bir hayvan edinebilmelidir. Çip ve ruhsatlandırma Edinilen hayvanların çip ve ruhsatlandırılması zorunlu olmalıdır. Bu sayede çipli bir hayvan sokağa terkedilmiş veya başıboş halde tespit edildiğinde sahibine caydırıcı cezalar verilebilir ve bu sorunun da önüne geçilebilir. Kısırlaştırma işlemi devlet ve yerel yönetimler aracılığı ile kolaylaştırılmalı ve desteklenmelidir. Evcil hayvanını kısırlaştırmak isteyen bir kişiye yardım edilmeli ve maddi külfet ortadan kaldırılmalıdır. Öte yandan kısırlaştırma, kişilerin isteğine bağlı olmamalı, ilk baştan sahiplendirme koşulu olmalıdır. Hayvan Refah Yasası İyileştirilmeli ve Uygulanmalı Hayvanlara karşı şiddet ve zulüm en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Dünya Yalnız Bizim Değil Hareketi’nin üzerinde çalıştığı ve meclise de önerilerde bulunduğu Hayvan Refahı Yasası iyileştirilmeli ve uygulanmalıdır. Satın Alma Sahiplen! Aile içi veya okul gibi eğitim araçlarında kırma ve safkan ayrımı toplumu en genç nesilden başlayarak, daha sonrada sosyal yaşamda olmak üzere toplumun tümünü eğiterek aşılmalı, barınaktan sahiplenilecek hayvanların milyarlar ödenerek satın alınan hayvanlardan hiçbir farkı olmadığı anlatılmalıdır. Barınakların sokak hayvanlarının sorununa geçici çözümler olduğu unutulmamalıdır. Barınaklar, ancak buraki hayvanlar yuvalandırılabildiği ölçüde çözümdür. Bonus Park ve diğer yerlerde gördüğünüz köpekler giremez tabelaları hiçbir yasal özellik taşımamaktadır. Köpeğinizi başıboş bırakmamak ve dışkısını temizlemek kaydıyla, söz konusu tabelaları dikkate almanıza gerek olmadığı gibi, tamamen keyfi şekilde kamusal alanlara konulan bu tabelaları şikayet edebilir ve kamusal alanlara hayvanlarınızla girebilirsiniz. Patiler parka haydi başkaldırmaya! Emel Karagözlü Cicibaba Baraka Aktivisti Trabzon'da Ortahisar Belediyesi'nin Küçük Dostlar Kliniği sokak hayvanlarının imdadına yılının Haziran ayında açılan klinikte bugüne kadar toplamda 3 bin 462 kedi kısırlaştırılırken, araç çarpması, hastalık ve yaralanma nedeniyle ise 3 bin 216 kedinin tedavisi gerçekleştirildi. Sadece geçen temmuz ayında 116 kedi kısırlaştırıldı, 226 kedi ise tedavi edildi. İç ve dış parazitlere karşı 165 kediye de tıbbi müdahalede bulunuldu. Klinikte ayrıca 7 köpeğe ise kuduz aşısı durumlarda sokak köpeklerinin de ilk müdahalesinin de yapıldığı klinikte yavru, hasta ve yaralı kediler veterinerler tarafından dikkatli bir şekilde tedavi ediliyor. Tedavisi biterek sağlığına kavuşan hayvanlar tekrar yaşadıkları ortamlara Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, kliniğin kısa süre içinde Ortahisar ilçesinde bulunan yaklaşık 25 bin sahipsiz sokak kedisinin yaralanma ve hastalıklara karşı tedavisi için çok önemli bir merkez haline geldiğini kaydetti. Fiziki mekan itibarıyla kliniğin küçük ama işlevi yönünden çok büyük ve anlamlı bir hizmeti yerine getirdiğine dikkati çeken Genç, "Açıldığı günden bu yana geçen bir yıllık süre zarfından kliniğimizde 3462 kedi kısırlaştırıldı. Araç çarpması, hastalık ve yaralanma nedeniyle 3216 kedi ise tedavi edildi. Sadece bu istatistikler bile kliniğimizin Ortahisar için ne büyük bir ihtiyacı ve eksikliği karşıladığını anlatmaya yeter. Gerçekten de hem şehrimiz için, hem de küçük dostlarımız için çok elzem bir projeydi. İyi ki küçük dostlarımızın hayatına dokunmak için bu projemizi hayata geçirmişiz. Ne kadar elzem bir proje olduğunu geçen bir yıllık süre zarfında gördük" acil durumlara karşı 24 saat hizmet verdiğini ifade eden Başkan Genç, "Merkezimiz, ortalama günde 20 kısırlaştırma operasyonu ile bunun yanında 25 yaralı veya hasta kedinin bütün tedavileri yapılabilecek şekilde tasarlandı. Klinikte 3 veteriner ve 10 görevli personel hizmet veriyor. Klinik ayrıca acil durumlar da düşünülerek, 24 saat müdahaleye hazır halde tutuluyor. Klinikte kedilerin yanı sıra acil durumlarda sokak köpeklerinin de ilk tedavileri yapılarak ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi'ne kapsamlı tedavi için nakilleri sağlanıyor" diye hayvanlarının yaralanma, sakatlık, kısırlaştırma ve hastalıklara karşı tedavilerinin yapıldığı merkezde; tam teşekküllü bir ameliyathane, 1 adet hekim odası, 1 adet görevli odası, 1 adet hasta hayvan bakım odası ile ameliyat öncesi ve sonrası hayvan bakım odası bulunuyor. - TRABZONİhlas Haber Ajansı / Yerel Ortahisar Trabzon kedi Yerel Haberler Aşağıdaki yazma alanına, sokak hayvanlarının korunması hakkında bir yazı yazınız. Yazınıza başlık koymayı hayvanlarının korumak için evlerimizin önüne bir kapta mama veya yemek artıkları bırakılabilir. Böylece çevremizde bulunan hayvanların açlıktan ve soğuktan ölmesini önlemiş oluruz. Sokak hayvanları maalesef ülkemizin kanayan yaralarından biridir. Bu hayvanlar da can taşıyor. Onların da çeşitli ihtiyaçları vardır. İster barınma, ister yeme içme gibi konularda onların korunması çok bir havada kediler 6, köpekler 17 saate kadar aç kalırsa donarak ölür. Kış mevsiminde özellikle soğukta kalmak her canlı için çok zordur. Bu noktada sokak hayvanlarını da düşünmek zorundayız. Yalnız kendi rahatımızı düşünmek yanlış olur. Bıraktığımız yiyeceklerin kardan, yağmurdan, rüzgârdan zarar görmemesi için onları büyük bir bidonun içine de koyabiliriz. Bidonun ortasından bıçak yardımıyla bir alan açabiliriz. Hayvanların içmesi için plastik bir kaba su koyabiliriz. Ayrıca suyun soğuktan donmaması için içine bir damla zeytinyağı damlatabiliriz. Arabalarımızı çalıştırırken altında herhangi bir sokak hayvanı var mı diye bakabiliriz. Sokak hayvanlarının barınması için kartonlardan küçük bir kulübe yapabiliriz. Sokak hayvanlarını koruyabilmek için hiçbir şey yapamıyorsak en azından soğukta kalmamı için onlar apartmanın içine alabiliriz. Böylece apartmanın merdiven kısmında kalabilir. Dışarıda kalıp üşümesinden iyidir. Sokak hayvanlarının korunması hakkında bunları yapabiliriz. Hiçbir şey yapmıyorsak bile en azından onlara zarar vermemeliyiz diye düşünüyorum. Bugünün şartlarında geleceğin mesleklerini sıralayan ve yorumlayan bizler fena halde yanılıyoruz. Çünkü stratejik olanlar dışında geleceğin teknolojik ortamında mesleklerin yerini 'iş' statüsü alacak. Her teknolojik yenilik ve keşif hızla tüketilirken, yerini yeni bir icat alıyor. Hal böyle olunca, ilgili ürünü ve hizmeti tüketmeden daha üst modeline yöneliyoruz. Bu durumdan, teknolojinin yan sektörleri ve tabii ki meslekleri de etkileniyor. İLK ÖRNEKLERİNİ START-UP'LARDA GÖRÜYORUZ Gelecekteki gelişmelere paralel olarak meslekler daha hızlı dönüşecek. Bugün on yıllar alabilen değişim, dijitalleşme sayesinde çok hızlanacak. Özellikle gençler, belli bir meslek odasına bağlı ve standartları olan statüler yerine girişim odaklı işlere yönelecek. Teknoloji uzmanlarına göre, aslında bunun ilk örneklerini günümüzdeki start-up'larda görüyoruz. Geleneksel meslekler, varlığını bir şekilde sürdürse de onlar, dijital dünyanın hızlı ve zamansız koşullarına uyum sağlayacak. Önümüzdeki yılları şekillendiren girişimler, veriyi ve yapay zekayı kullanan ancak sürdürülebilirlik ilkelerini unutmayan bir içerikte olacak. Yapay zeka teknolojilerinin hakim olduğu sektörlerde fikri olan ve teknolojik ihtiyaçlara cevap veren hizmeti üretenler kazanacak. Teknolojik yenilikler, hızlanacağı için bu sektörleri besleyen geçici hizmet sağlayıcılar türeyecek. Yeni bir icatla da ömürlerini tamamlayacaklar. Örneğin şimdilerde, dron revaçta ise, bu alana yönelenler çoğalacak. İşin piyasası doyduğunda girişimci başka bir mecrada soluğu alacak. Özellikle Z kuşağının kariyer planlarında meslekler değil, teknoloji girişimleri yer alıyor. Yakın döneme gelince yazılım, yapay zeka, IoT uzmanlığı, veri geliştirme ve güvenliği mühendisi, dijital pazarlama uzmanı ve dijital terzi gibi bazı iş alanlarının popüler olması YAPAY ZEKA UZMANLARININ Özellikle üniversite tercihlerinin yapıldığı bu dönemde yakın gelecekte öne çıkacak bazı iş alanları derledik. Dijital dünyada bugün bile istihdam açığı olan önemli iş kollarından biri yazılım uzmanları. Özel ve kamu sektör kurumlarının uygulamalarını geliştiren uzmanlara talep artacak. Yapay zeka, kısa bir süre sonra hemen her yerde kendini gösterecek. ÜNİVERSİTELERDE BÖLÜMÜ AÇILIYOR Makineleri insan beyniymiş gibi çalışacak şekilde programlayan, makine öğrenme algoritmalarını geliştiren yapay zeka uzmanlarını farklı sektörlerde başarılı bir gelecek bekliyor. Dijital verilerin korunması ve içeriğinin çözümlenmesi konusunda istatistik faaliyetlerini şekillendiren veri uzmanlığı da şimdiden birçok üniversitenin radarına girdi. Hangi iş alanları etkisini kaybediyorÇağrı merkezi çalışanları, bankacılar, muhasebeciler, istatistikçiler ile vedalaşırken; üretim bandında çalışan işçilerin, kamu çalışanlarının, kargo teslimatı yapanların sayısı önemli ölçüde azalacak. Terzi, kasiyer, boyacı gibi geleneksel iş alanları ise büyük oranda yerini makinelere bırakacak. Öğretmenlere online eğitim sistemleri, doktorlara yapay zeka, mühendislere robotlar büyük ölçüde yardımcı olacak. Bunun yanında, IoT uzmanlığı eleman açığı olacak mesleklerin başında geliyor. 3D üretimlerini yönetecek uzmanlar, risk yönetimi mühendisleri adından söz ettirecek. Dijital terzi olmak ister misiniz? Bazı meslekler de teknolojik yeniliklerin gelişimine paralel olarak yeniden şekillenecek. Bunlardan biri de dijital terzilik. İğne ve ipliğe veda ettirecek uygulamalar sayesinde kıyafetleri sanal modeller üzerinde test edecek kişiler ortaya çıkıyor. 3D yazılım teknolojisi, bu yazılım üzerinde yaratılan kıyafetler sanal modeller üzerinde son şeklini alıyor ve tasarımcılara iğneye, ipliğe hatta elbisenin kumaşına bile dokunmadan son düzenlemeleri yapma kolaylığı sağlıyor. Dijital dünyadaki sınırsız içeriğe maruz kalan kişilerin detoks yapmasına yardımcı olacak kişiler de yakın gelecekte adından söz ettirecek. Orhan Orhun Ünal Instagram'dan takip etmek için tıklayınız

sokak hayvanlarının korunması hakkında bir yazı kısa